pagan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pagan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2011 Çarşamba

Kuran'a göre düşünme organı kalptir


Kalp kırılır mı?
Kalp düşünür mü?
Kalp sever mi?

İlk insanlar kalbin duyguların merkezi olduğuna ve ruhun burada oturduğuna inanıyorlardı. Heyecanlandıklarında korktuklarında karşı cinse ilgi duyduklarında kalbin gümbür gümbür atması kalbe alınan bir yaranın hemen ölüme sebep olması bu inancı güçlendiriyordu.

Eski Mısır'da kalbin dolaşım sistemi içindeki yeri biliniyordu ama kalbin aynı zamanda hafıza akıl ve idrak yeteneklerinin de merkezi olduğu sanılıyordu. Kalp ve duygular arasındaki bu ilişkiye olan inanç tarih boyunca devam etti. Mumyalama işlemi sırasında bütün organlar vücuttan çıkarılırken, sadece kalp yerinde bırakılırdı. Çünkü ölümden sonra kalbin, adalet tanrısı Maat'ın huzurunda hesap verdiğine inanılıyordu.

Kutsal kitaplar bile "Tanrı'yı bütün kalbinizle ve ruhunuzla sevin" derken sevgiyi ruh ve kalple özdeşleştiriyorlardı. Günümüzde tüm duyu merkezlerinin beyinde toplandığı bilinmesine rağmen insanlar sevgiden bahsederlerken ellerini başlarına değil kalplerine götürürler.

7.yy bilgisiyle yazılmış Kuran ayetleri:

Hac Suresi 46 "Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? "
Muminun 63 suresi "Fakat onların kalpleri bu konuda bir dalgınlık içindedir ve onların bundan başka bir takım işleri vardır...

Muhammed Suresi 24
Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?

Nahl Suresi 22
Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

İsra Suresi 36
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

Nahl 108 Onlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir ve işte onlar, gafillerin ta kendileridir.

İsra Suresi 46 Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.
Enam46 De ki: "Söyleyin bakayım, eğer Allah, kulaklarınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi mühürlerse, Allah'tan başka hangi tanrı onu size iade edecek?"


Kehf Suresi 57 Kim, kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

Araf Suresi 179 "Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık. Kalpleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır."

Hud suresi 120 Ey Muhammed! Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak, müminlere de bir öğüt ve hatırlatma gelmiştir.

Necm11 Gözün gördüğüne kalp yalan demedi.
.
.

22 Mart 2010 Pazartesi

Yine Tanrı mı dağa indi?

Sina Dağı, Tevrat`a göre, Musa Peygamber öncülüğündeki İsrailoğulları`nın (İbraniler) Mısır`dan çıkarken durdukları, Musa`nın Allah ile konuştuğu ve On Emir`i aldığı yerdir!

Olay Tevrat"ta şöyle anlatılıyor:
Çıkış 19: 16 Üçüncü günün sabahı gök gürledi, şimşekler çaktı. Dağın üzerinde koyu bir bulut vardı. Derken, çok güçlü bir boru sesi duyuldu. Ordugâhta herkes titremeye başladı.

kuran tevrat yanardağ

Çıkış 19: 17 Musa halkın Tanrı`yla görüşmek üzere ordugâhtan çıkmasına öncülük etti. Dağın eteğinde durdular.

Çıkış 19: 18 Sina Dağı`nın her yanından duman tütüyordu. Çünkü RAB dağın üstüne ateş içinde inmişti. Dağdan ocak dumanı gibi duman çıkıyor, bütün dağ şiddetle sarsılıyordu.

Çıkış 19: 20 Sina Dağı`nın üzerine indi, Musa`yı dağın tepesine çağırdı. Musa tepeye çıktı

Kuran`da nasıl geçiyor?
Sina Dağı, Kuran`da "Tur-u Sina" olarak geçiyor. Tur, Arapça dağ anlamına geldiğinden çevirirken Sina Dağı diye çevriliyor.

Meryem 52.ayet "Ona, Tur`un sağ yanından seslendik ve kendisiyle gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık"

Bakara 39.ayet "Hani sizden misak almış ve Tur`u üstünüze yükseltmiştik (ve): `Size verdiğimize (kitaba) sımsıkı sarılın ve dinleyin demiştik"

Tur 1.ayet "Tur`a andolsun" diye yazıyor.

Kuran"da anlatılana göre Hz। Musa, İsrailoğulları`yla beraber Mısır"dan ayrıldıktan sonra Kızıldeniz"i geçmiş, daha sonra Sina Dağı"na doğru yönelmiş. Hz. Musa kavminden ayrılıp tayin edilen sürede Sina Dağı`na ulaşmış, "On Emir" olarak adlandırılan levhalar da Hz. Musa"ya bu sırada Sina Dağı`nda indirilmiş!

--------------------------

Nisan 2010'da İzlanda’nın Eyyafyallayöküll yanardağında yaşanan patlamalar sonucu ortaya çıkan küller Avrupa genelinde hayatı felç etti ama geçmişte yaşanan yanardağ patlamalarının yanında son olay çok küçük kalıyor. Acaba kıyamet saati yaklaştı da Allah yine dağa mı indi?
yanardağ




.

9 Ocak 2010 Cumartesi

Kuran'daki pagan ayetler

" Andolsun ki biz, dünyaya en yakın olan göğü kandillerle donattık.Bunları şeytanlara atış tanesi yaptık ve ahirette onlara alevli ateş azabını hazırladık "
Mülk-5. ayet

Halk arasında yıldız kayması olarak bilinir. Meteorların atmosfere girince sürtünerek yanması, Kuran'da şeytanlara fırlatılan taneler olarak ifade ediliyor.
saffat ayet çelişkileri dünyaya en yakın olan göğü kandillerle donattık.Bunları şeytanlara atış tanesi yaptık

Saffat, 8, 9, 10.ayetler

8.“Onlar, artık yüce topluluğa kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar. Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır. Ancak meleklerin konuşmalarından bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.”

9.“Doğrusu biz (cinler), göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyle doldurulmuş bulduk. Halbuki, (daha önce) biz onun bazı kısımlarında (haber) dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev huzmesi buluyor.”

10.“Onları, taşlanmış (kovulmuş) her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.” Ve “Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır. Ve (gökyüzünü) itaat dışına çıkan her şeytandan koruduk



Animizm, doğadaki her maddenin (taşların, dağların, rüzgarın, suyun vs.) ayrı birer ruhu ve bilinci olduğunu varsayan pagan bir inanışın ifadesidir. Yunan düşünürü Aristo tarafından maddenin yaratılmadığı onun tek mutlak varlık olduğu inancıyla birleştirilmiş.....çağdaş paganizm (putperestlik)" gelişmiştir… Putperest toplumlar, taşların, dağların, rüzgarın, suyun cansız varlıkların ruhları olduğuna inanırlardı.

Hz.Muhammed ve toplum 7. yüzyılda bu tür şeylere inandığı için aynı düşünceler Kuran’da da yer alır. " göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir "" şeklinde Kuran'da ayet vardır.

Kuran Hac 18 ayet "" Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir...."" Ruhları ve bilinçleri olmayan bir varlık nasıl secde etsin?

Kuran Araf 54 ayet ….. güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah’tır. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur... Güneş, ay ve yıldızlar putperestlerin taptıkları canlı, ruhani ilahlar oldukları için, onları da yaratan, emir veren Allah’dır ifadesi kullanılıyor. “”emrine boyun eğmiş durumda yaratan””

Günümüz din kaynakları kuranla nasıl çelişir görelim.

……cansız ve bilinçsiz maddeyi yaratıcı olarak kabul eden, Bir diğer ifadeyle maddeyi putlaştıran. cansız varlıklarda "ruh" olduğuna inanan kesimler bu batıl inancı ifade etmektedirler… ...göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir…

Günümüz din kaynaklarda, ………… Putperestlik. Putlara tapanlar, tapındıkları heykellerin, totemlerin bir ruhu ve kudreti olduğuna inanmış, yani cansız, bilinçsiz maddeye, bilinç ve büyük bir kudret atfetmişlerdir. Bu kuşkusuz son derece saçma bir inançtır…………. ...göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir… ....güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah’tır...

“Bir zamanlar Yusuf, babasına: ‘Babacığım! Rüyamda, on bir gezegenin, güneşin ve ayın bana secde ettiğini gördüm.’ demişti.”

Gök'ün yüce ruhu, Tengri'ydi. İnsanlar kendilerini gök baba Tengri, toprak ana Ötüken ve insanları koruyan atalarının ruhları arasında kendilerini güven içinde hissedip, onlara ve diğer doğa ruhlarına dua ederlerdi. Büyük dağların, ağaçların ve bazı göllerin güçlü ruhları barındırdıklarına inanarak dualarını bunlara ederlerdi. Göğün ve yeraltının 7 katı olduğuna, her katta çeşitli ruhların varolduğuna inanılırdı. ... göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir... ...güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah’tır...








.

5 Aralık 2009 Cumartesi

Muhammed'in efsane atı Pegasus mu?

Yunan mitolojisinde kanatlı at tır. Zeus un oğlu ve Herkül ün kardesidir. Doğar doğmaz yeryüzünden ayrılmış ve
tanrıların diyarına uçmuştur. Rengi tamamen beyaz ve uçmasına olanak veren iki büyük kanadı vardır. Uçarken havada kuş
gibi görünür. Zeus ün yıldırımları getirme görevini üstlenmiştir.

Kanatlı at Pegasus'un Türk mitolojisindeki adı Tulpar'dır.
BURAK : Hz.Muhammed'in Miraç gecesi bindiği efsanevi at

(Tulpar, Türk mitolojisindeki (örneğin Tatar mitolojisi) kanatlı atın adıdır. Aynı yaratığın Yunan mitolojisindeki karşılığı Pegasus'tur.)



Tanrı, Muhammed'in Burak'ını,
İbrahim'e de vermişti. İbrahim, Burak'a biner ve bulunduğu yerden 35 günlük mesafedeki mekke'ye bir gecede giderdi.
---------------------

Diyanet İşleri Başkanlığının web sitesinde aşağıdaki açıklama vardır.

"Peygamberimizin Mi'rac'tan önce göğsünün açılması, göreceği olaylar karşısında rahat olması ve kendini kaybetmemesi içindir.

Daha sonra Cebrâil Peygamberimizi "Burak"a bindirerek birlikte Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya geldiler. Manevî bir binit olan Burak'ı Peygamberimiz şöyle tarif ediyor: "Bu, merkepten büyük, katırdan küçük uzun ve beyaz bir hayvandı. Adımını gözünün görebildiği en son noktaya koyardı."

İsrâ sûresinde Mi'rac'ın bu bölümü ile ilgili şöyle buyurulmaktadır:

"Kulu Muhammed'i bir gece Mescid-i Haram'dan' kendisine bir kısım âyetlerimizi göstermek için çevresini mubarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı ne yücedir. ''Doğrusu O, işitir ve görür."

http://www.diyanet.gov.tr/yayin/basiliyayin/yweboku.asp?id=677&yid=25&sayfa=18

----------------------------------------

Hızı şimşeği andırdığı, renginin son derece parlak olması sebebiyle Burak ismi verilmiştir.
burak ismi, berk-yildirimdan türetilmistir. ( Pegasus, Zeus ün yıldırımları getirme görevini üslenmesi )

NECM 4. O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir.
NECM 5. Çünkü onu güçlü kuvvetli biri (Cebrail) öğretti.
NECM 6. Ve üstün yaratılışlı(melek), doğruldu:
NECM 7. Kendisi en yüksek ufukta iken.
NECM 8. Sonra (Muhammed’e) yaklaştı,(yere doğru)sarktı.
NECM 9. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.
NECM 10. Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi.
NECM 11. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
NECM 12. Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?
NECM 13. Yemin olsun onu, önceden bir defa daha görmüştü,
NECM 14. Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında .
NECM 15. Cennetü’l-Me’vâ da onun yanındadır.
NECM 16. Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.
NECM 17. Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.
NECM 18. Yemin olsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.

İlgili video:
http://video.mynet.com/aksuselcuk/Muhammed-in-Burak-ati-pegasus-mu/524481/



Miraç nasıl oldu?
Miraç, Receb ayının 27. Gecesi Allah ın daveti üzerine Cebrail rehberliğinde Hz. Muhammed Mescid-i Haramdan Mescid-i
Aksâ'ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmesidir.
Hz. Muhammed Mescid-i Haramdan (Mekke'den), Mescid-i Aksâ'ya (Kudüs'e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak
ile geldi.
Kudüs'e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa'nın makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i
Aksâ'ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miraçını kutladılar. Hz. Muhammedin burada peygamberlere
iki rekat namaz kıldırdı, bir hutbe okudu.
Bir rivayette Hz. İsa'nın doğduğu yere uğradı, orada da iki rekât namaz kıldı. Ve bugün Kubbetü's-Sahra'nın bulunduğu
yerden Muallak Taşının üzerinden Miraça yükseldi.
Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Adem, Hz. Yahya ve Hz. Îsa, Hz. Yusuf,
Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine “Hoş geldin” dediler, tebrik
ettiler.
Bundan Sonra Hz. Cebrail ile birlikte imkân ile sınıra geldiler. Hz. Muhammed orada ikisi gizli, ikisi açıktan akan
(Nil, Fırat) dört nehir gördü. Sonra hergün yetmiş meleğin ziyaret ettiği Beytü'l-Ma'mur'u ziyaret etti.
Hz. Cebrail'in buradan öteye gitmesi mümkün değildi. Hz. Muhammed bundan sonra Refref adında bir vasıta ile zaman ve
mekândan uzakta olan Allah la görüştü..




Zeus, eski Yunan mitolojisinde tanrıların kralı, en güçlü ve önemli tanrıdır.

Gökyüzünün, şimşek ve gökgürültülerinin tanrısıdır. Çoğu zaman elinde bir şimşek ile resmedilmiştir. Bereket ile özdeşleşmiştir, yağmur ondan beklenir. Titan Kronus'un ve eşi Rheia'nın oğludur.
Tanrıça Hera'nın kocasıdır. Simgesi şimşeğin yanında boğa, kartal ve meşe ağacıdır. Aynı zamanda tanrıların kralı olduğu için taht ve asa ile de sık sık betimlenir.