kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2010 Çarşamba

Şişme kadın mı verecek?

.


Biz ceylan gözlüleri,
defterleri sağdan verilenler için
yeniden yaratmışızdır;
onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini
bir yaşta kılmışızdır.
Vakia 35 - 38 ayetler। Kuran

şişme kadın,manken

Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için cennette kurtuluş var, bahçeler,
üzüm bağları,
göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
içki dolu kâseler vardır.
Nebe 31.ayet

Orada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır.
Çadırlar içinde korunmuş huri kadınlar.
Bunlardan önce kendilerine ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.
Yeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere yaslanırlar.

Rahman 70.ayet

Yükseklere kurulmuş döşekler,
Gerçek şu ki, Biz onları yeni bir yaratma ile inşa edip yarattık.
Onları hep bakireler olarak kıldık, Eşlerine sevgiyle tutkun hep yaşıt
Sağın adamları içindir.

Vakia 34 ayet

İçinde yaslanıp dayanmışlardır; orda birçok meyve ve şarap istemektedirler.
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır. İşte hesap günü size va'dedilen budur.

Sad 51. ayet


İşte bunlar Allah'ın vaadleridir
Bir çok kadından duymuşumdur, erkeklere huriler var da bize neden yoktur diye.
Bu tür sözler, müslüman kadınların imanına, edebine ve ağzına yakışmayan sözlerdendir. Muhabbetlerinin sonu hoş olmadığı gibi dinden çıkmalarına neden olur.
İmanı zayıf çevreler bu ayetlerde geçen Huriler ifadesi için, "Allah şişme kadın verecekmiş" gibi asılsız, saçma sözler sarf etmekteler. Bu idaalarını ayetlerde geçen su ifadelere dayandırmaktalar.

"...eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt .." fabrikasyon üretim iddası"
"...saklı bir yumurta gibi çarpıcı ve pürüzsüz "
"...yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar.. "
"...ve iri gözlü huriler"
"...göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar"
"...eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır."




Bu site inanırların imanlarını test etmek amacıyla hazırlanmıştır.
"Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz." Nahl 93.Ayet



13 Şubat 2010 Cumartesi

Kadını kim kapattı

Erkeğin kadın üzerine baskısı Sümerler'de yazının bulunmasıyla, o dönemin tapınak rahiplerinin erkekler çıkarına yasalar koymasıyla başladı. Önceleri kadın, Tanrı'nın özelliklerini taşıyan toprak gibi yaratıcı, koruyucu, kutsal görülürken, sonraları dinler aracılığı ile, bu özellik erkeğe aktarılarak, kadın yalnızca erkeğin yaratıcı dölünü taşıyan bir araca dönüştürüldü.

türban kadını kim kapattı kadın hakları



Kutsal kitaplarda kadının erkeğe hizmet için yaratıldığı anlatılarak kadın tutsak edildi.Tarıma saban gibi toprak işleyen işgeçler girince bunları kullanan erkek; ürünü, toprak mülkiyetini eline geçirdi. Kadın, beslenen konuma getirildi. Güç erkeğin eline geçti.

Yasalarda erkekler öne çıkarıldı, yönetimde, seçme ile seçilmede kadın yok sayıldı. Kadın alış verişten uzak tutuldu, akça (para) erkek eline geçti, toprak da. Erkek bununla yetinmedi: işi sağlama bağlamak için, kutsal kitapların Tanrı'ca indirildiğini, bunun bir Tanrı buyruğu olduğunu söyleyerek kadının karşı durmasını engelledi.


Kuran'ı incelediğimizde Muhammed'in Allahı hep erkeklere hitap ederek konuştuğunu görecek, Erkeklere bir çok ayetinde cenneti anlatırken bir ayetini bile kadınlara göndermemiştir.

Örtünme, kadının "ikincilliğini" savunan bir Tanrılı beş büyük inançdaki tümü erkek olan "Tanrının Elçilerince" uygulamaya sokuldu. Bunlar; Yahudilik, Budizm, Konfüçyüsçülük, Hıristiyanlık ile Müslümanlıktı. Tümü de birbirini izler biçimde kadını erkeğin yardımcısı olarak tanımladı. Artık Tanrı adına, kadın için erkek konuşuyor, erkek karar veriyordu. Tanrı ise "baba" takma adıyla erkekleştirildi. Peygamberleri erkeklerden gönderdi. Doğal olarak kadın "ikinciliğe" düştü. Oysa erkeği de, dişiyi de yaratan Tanrı gibi "kadındı".

Süre içinde erkek kadını öyle bir oyuncak konumuna sokmuştur ki, Heredot'a göre, Babil'de her kadının evlenmeden önce tapınakta bir erkekle yatması gerekmektedir. Böylece, tapınaklar sözde kendini Tanrıya adayan fahişeliğin yapıldığı geneleve dönüşmüştür, erkekler için.
Bu gelenek sonra Asur'lara geçmiş, bu günki Türkiye'de tapınaktan çıkıp geneleve dönüşmüştür.

Muazzez İlmiye Çığ 'a göre Sümer'de kadınların evlenmesinde bekaret aranıyordu. Sümer kadını evlendiğinde önceden delinmiş ise, kocasından boşanırken ortak edinçlerin yalnızca yarısını alabiliyordu. Bu gelenek bugün Katoliklerce sürdürülmektedir.
Kendi vücudunu Tanrı adına Tapınaklarda erkeklere adayan kadınların diğerlerinden ayrılmaları için dışarıya çıktıklarında başlarını örtmeleri gerekirdi. DÖ 1600 yıllarında bir Asur kağanının koyduğu yasa ile iş bu kez örtünme kapsamına, bütün evli ile dul kadınlar alınmış, kızlar ilesokak fahişelerine başını açma yasağı getirilmiştir. Sevişmeye tapınma ile kutsallık anlamı yüklenmiştir. Bu gelenek Babil'liler, sonra Asur'lular yoluyla Filistin'liler, oradan da İsrail'e geçmiştir. Sonra da tümü Orta Doğu'da doğan bir Tanrılı dinlere geçmiştir."Peçe" İslamiyetten önce Ortodoks Doğu Roma'da (Constantinopolis'te) kullanılmıştır. Bugün bile Ege Adalarında kapkara peçelerin içinde dolaşan "Rum Ortodoks" kadınları vardır.
Sonra bu gelenek Hıristiyanlıktan İslamiyete bulaşmıştır.Hıristiyan rahibelerinin tepeden tırnağa kapalı olması da eski Sümer, Asur fahişe geleneğinin izleridir.İşte böyle.

Ne İran'ın, ne de Arabistan'ın bir Atatürk'ü yoktu. Atatürk eski Sümer ile Asur geleneklerinden İslamiyet'e yansıyan kapanma geleneğini kaldırdı. Kadını, erkeğe hizmet eden bir varlıktan çıkarıp, erkeğin koşullarını üleşen uygar bir konuma getirdi. Erkeğin dayatmaları ile kadınlarımız yine tutsaklaştırılıyor. Yasa koyucular, din bilginleri susuyor. Siyasiler, gericiler at koşturuyor.. Cumhuriyetle kazanılmış olan eşitlik yitiriliyor.. Bu bir oyun değil bir gerçek. Baskıyla kapanmaya karşı, Sindirilmiş, inandırılmış, konu hakkında cahil bırakılmış kadınlarımız sessiz kalıyor. Bu sessizlik sürerse Ne anlamı olduğu, ne işe yaradığını bilmeden siz de kapanacaksınız.

Aynı İran'daki gibi.

İsteyen kapansız, kapanmak isteyen özgür olsun. Kapanmanın ne olduğunu bilerek....

tıklayınız.
formülü tutmayan ayetler çelişkiler
.

3 Şubat 2010 Çarşamba

Kölelik ve İslam


Kölelik, bir insanın başka birinin malı ve mülkü olması. Başka bir kişinin malı ve mülkü olan kişiye köle veya kul denir. köle sahibine ise efendi veya mevla denir.

Kuran ayetinde,
"Allah hiç bir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan harcayan bir kimseyi örnek verir. Bunlar hic EŞİT olur mu?
Nahl:75

"Evli olan kadınlarla evlenmeniz size haramdır. Ancak, evli olan cariye savaş esiri iseler sizler onları alabilirsiniz".

(Nisa/24)

Cariyelerinizden iffetli kalmak isteyenler varsa fuhuş yapmak istemiyorlarsa, o zaman onları dünya çıkarı için zinaya zorlamayın. Her kim ki onları zinaya zorlarsa, Allah bağışlayandır, merhametlidir." (Nur/33





Kuranı okuyun, okudukça Allahın adalet anlayışını daha iyi anlayacaksınız.



.