6 Kasım 2009 Cuma

Şeriat = Baskı ve Kırbaç

Suudi Arabistan’da cinsel konuların konuşulduğu bir televizyon programının hazırlanmasına katıldığı gerekçesiyle bir kadın gazeteciye 60 kırbaç cezası verildi.



Lübnan’dan yayın yapan LBC televizyonundan temmuz ayında yayımlanan programa katılan dört Suudi erkek, Suudi Arabistan’daki cinsel yaşam hakkında ayrıntılı açıklamalar yapmış ve kullanılan bazı cinsel objeleri göstermişti. Programın hazırlanmasına yardımcı olmakla suçlanan gazeteci Rozanna El Yami, bu türden bir ceza verilen ilk Suudi kadın gazeteci. El Yami’nin avukatı, müvekkilinin bir basın mahkemesinde yargılanması gerektiğini, mahkemenin davayı ele alıp ceza vermesinin, Suudi yasalarının ihlali olduğunu ileri sürdü. Programdaki dört erkekten birine, yargılama sonucu beş yıl hapis ve 1000 kırbaç cezası, diğer üç erkeğe de ikişer yıl hapis ve 300’er kırbaç cezası verilmişti. Sanıklar, ‘cinsel konuları alenen konuşmaktan’ suçlu bulunmuştu.

Bodrum İlçesi'ne 7 günlük tatil için gelen Suudi Arabistan Prensi Abdülaziz Bin Muhammet ve eşi Prenses Jawahir Bin Naif , oğlu ve yeğenleri ile birlikte çıktığı mavi yolculukta




kaynak: http://www.turandursun.com

5 Kasım 2009 Perşembe

İsa'nın Mucizeleri

İsa Suyu Şaraba Dönüştürdü
İsa ilk mucizesini, Celile bölgesinde bulunan Kana kasabasında, katılmış olduğu düğünde gerçekleştirdi. İsa’nın annesi Meryem de oradaydı. Düğün sahibinin misafirler için hazırladığı şarap bitince İsa’nın annesi Meryem, İsa’nın yanına gelerek, ‘Şarapları bitti’ dedi. Bunun üzerine İsa hizmetçilere küpleri suyla doldurmalarını söyledi. Hizmetçiler küpleri suyla doldurdular ve sonra suyla dolu küpten aldılar. Bir de ne görsünler? Küplere konan su birden şaraba dönüşüvermişti. İsa suyu şaraba dönüştürmüştü. Bu, İsa’nın gerçekleştirdiği ilk mucizeydi.

yuhanna 2:1-11

İsa Fırtınayı Durdurdu
İsa ile öğrencileri kayığa binip gölde ilerlerken birden güçlü bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar nerdeyse kayığı batıracaktı. İsa’nın öğrencileri korku içerisinde endişelenirken, İsa kayığın arka tarafında uzanmış uyuyordu. Gidip İsa’yı uyandırdılar. İsa da kalkıp fırtınayı azarladı, ona durmasını söyledi. Bunun üzerine fırtına bir anda yok oldu ve her taraf sakinleşiverdi. Bunu gören öğrenciler hayretler içerisinde kaldılar. Şaşkınlıklarından, ‘Fırtınalar bile O’nun sözünü dinliyor’ diyorlardı.

Matta 8:23-27

İsa Hastalara Şifa Verdi (Onları İyileştirdi
İsa Simon Petrus’un yüksek ateşten kıvranan kaynanasını da iyileştirdi. İsa kadının elini tutar tutmaz kadın hemen iyileşti. Kadın iyileşince ayağa kalktı ve evde bulunanlara hizmet etmeye başladı.

Matta 8:14-15

İsa Doğuştan Kör Doğan Adamı İyileştirdi
Kudüs şehrinde doğuştan beri kör olan bir adam yaşıyordu. İsa bu adamı görünce topraktan çamur yaptı ve çamuru bu kör adamın gözlerine sürdü. Sonra gözlerini yıkaması için ona Şiloha havuzuna gitmesini söyledi. Adam havuza gidip gözündeki çamurları yıkayınca gözleri açıldı ve birden görmeye başladı.

Yuhanna 9:1-41

İsa Kör Bir Dilenciyi İyileştirdi
Bir gün İsa Kudüs’e giderken Eriha kasabasından geçiyordu. Yol kıyısında dilencilik yapan Bartemeus adında kör bir adam duruyordu. İsa ile arkadaşları yoldan geçerken kalabalığın arasında bulunan Bartemeus, İsa’nın oradan geçmekte olduğunu farkedince birden yüksek sesle, ‘Davut Oğlu İsa, bana acı’ diyerek bağırmaya başladı. Onu azarladılar, ama o daha çok bağırdı ve İsa bu adamın sesini duyunca durdu. Adamın gözlerine dokunarak onu iyileştirdi ve ona , ‘İmanın seni iyileştirdi’ dedi. Adam da büyük bir sevinçle İsa’nın peşinden gitti.

Markos 10:46-52

İsa Bir Felçliyi İyileştirdi
Kapernahum kasabasında kötürüm, yani felçli bir adam vardı. Adam yatalak olup yürüyemediği için arkadaşları tarafından İsa’nın bulunduğu yere getirildi. Ancak kapının önünde biriken kalabalık nedeniyle İsa’nın bulunduğu yere ulaşamadılar. Bunun üzerine arkadaşları bu felçli adamı yatağıyla birlikte İsa’nın bulunduğu binanın çatısına çıkardılar ve çatıdan bir delik açarak felçli adamı iplerle aşağıya, İsa’nın bulunduğu odaya indirdiler. İsa damı görünce şöyle dedi: ‘Günahların bağışlandı! Kalk, yatağını topla ve evine git!’ Bunu duyan bazı adamlar İsa’ya kızdılarsa da İsa onlara cevaplarını verdi. Bir de İsa’nın iyileştirdiği adamı ayakta, sapasağlam görünce söyleyecek bir söz bulamadılar.

Luka 5:17-46
İsa On Cüzamlıyı İyileştirdi
Cüzam hastalığına tutulmuş on kişi İsa’yı görünce O’na yalvararak kendilerine yardım etmesini istediler. Cüzam insanın derisinde ortaya çıkan bulaşıcı, aynı zamanda, tedavi edilmezse öldürücü bir hastalıktır. Ama İsa bu hastalara yaklaşmaktan hiç korkmadı. Onlara, gidip kendilerini kahine göstermelerini söyledi, ve henüz onlar yoldayken adamlar birden iyileşiverdiler! Ama içlerinden sadece bir tanesi geri dönerek, kendisini iyileştirdiği için İsa’nın önünde diz çöktü ve O’na teşekkür etti.
Luke 17:11-19

BU MASALLARA İNANIRSANIZ EZBERLEYECEĞİNİZ AYET:

İsa kalkıp rüzgârı azarladı, göle, «Sus, sakin ol!» dedi. Rüzgâr dindi, ortalık sütliman oldu. (Markos 4:39)

4 Kasım 2009 Çarşamba

İslam ve Şeriat kanunları

İslam ve Şeriat kanunlarıyla bugün 1923 yılında tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına verilen eşit haklar taban tabana çelişmektedir.

Şeriatla yönetilen ülkelerde kadınlar toplumda nasıl bir hukuk düzeninde yaşıyorlar?
Bir an Türkiye'de değil de 'şeriat'la yönetilen bir ülkede yaşadığınızı düşünün.



Kanunlara göre haklarınız şöyle:

"Arabistan'da bir kadın araba kullanabilir mi?
"Arabistanda, islam ülkelerinde bir kadın bisiklete binebilir mi?

"Türbanlı, haşemalı bir kanını yelkenli yaparken gördünüz mü?

"İranda, Arabistanda kadın başı açık sokağa çıkabilir mi?

"İslam toplumunda kadın erkeğin elini sıkabilir mi?

"İslam ülkelerinde kadın ne kadar siyaset yapabilir?

"Kadınlar derneklere üye olabilirler mi?



Kocanızın veya aile büyüğü erkeğin izni olmadan şunları yapamıyorsunuz:
"Seyahat etmeniz yasak
"Otelde veya kiralık bir evde tek başınıza kalmanız yasak
"Çocuğunuza istediğiniz adı vermeniz yasak.
"Bir işte çalışmanız yasak.
"Çarşafınızın rengini değiştirmeniz yasak.
"Orta öğretim, lise veya üniversitede okumanız yasak.
"Yüzünüzü göstermeniz yasak..
"Kocanızdan boşanmanız yasak.
"Sevdiğiniz kişiyle evlenmeniz yasak.
"Boşandıktan sonra çocuklarınızı görmeniz yasak..
"Sosyal toplantılarda konuşmanız yasak.
"Kocasının ikinci bir kadınla evlenmesine itiraz etmesi yasak.

Bu liste uzayıp gidiyor.

3 Kasım 2009 Salı

Mickey Mouse öldürülmeli

`Suudi Arabistan`da bir din adamı, `Şeytanın askerlerinden biri olarak` tanımladığı fareleri sevdirdiği gerekçesiyle Mickey Mouse`un öldürülmesi gerektiğini söyledi. Arap ülkelerinde yayın yapan El Mecd TV`deki bir programda İslam dininin farelere yaklaşımı hakkında bir soruyu yanıtlayan Şeyh Muhammed Munacid, `Şeriate göre fareler tiksindirici ve pis yaratıklardır. Bu hayvanlar şeytanın askerleridir,` dedi. S.Arabistan`n Washington Büyükelçiliği`nde görevli eski bir diplomat olan Munacid, programda, `Bu korkunç varlıkları çocuklara sevdiren Mickey Mouse`un mutlaka öldürülmesi gerekir,` dedi.` (Milliyet, 17.9.2008)


Bilim adamlarının tesbitine göre, `Kendi temizliği`ne çok önem veren canlıların başında geliyormuş, fareler. Üzerine bir toz bulaştığı zaman, hemen yalanır, temizlenirmiş.


Bodrum İlçesi'ne 7 günlük tatil için gelen Suudi Arabistan Prensi Abdülaziz Bin Muhammet Bin Faad Bin Al Saud ve eşi Prenses Jawahir Bin Naif Al Saud, oğlu ve yeğenleri ile birlikte çıktığı mavi yolculukta



Mısır`da El Kaide`ciler manavdan hıyar ve domates alan kadınları ölümle tehdit etmişlerdi. Neymiş efendim, hıyar, erkek tenasül uzvuna, domates de kadın tenasül uzvuna benziyormuş. Herhalde patlıcanı, kabağı, acuru bilmiyordu garipler… `The Saudia Arabia`nın El Kaide`cileri de dondurmayı yasaklamışlar. Gerekçesi de `Hz. Muhammed döneminde dondurma yokmuş` da ondan. Hz. Muhammed döneminde cep telefonu da yoktu, hoparlörlü ezan da, televizyon da, otomobil de, tren de yoktu. Hadi petkanız sıkıyorsa, onları da yasaklasanıza… Haaa uçak da yoktu, Jet-Ski de… Kendi ülkelerinde kadınların otomobil kullanmasına karşı gelen `Aslan İslamcılar`ın en ağababaları olan Prensleri, eşi ve kızları uçakla Bodrum`a geliyorlar, eşi but/baldır ortada Jet-Ski`ye biniyor. Hadi Şeyh Efendi, buna da karşı çıksana… Ve ondan sonra kalkıyorlar, `Bu korkunç varlıkları çocuklara sevdiren Mickey Mouse`un mutlaka öldürülmesi gerekir,` diyorlar. Olur Şeyh`im. Mickey Mouse`u katlederiz ve İslamiyet de kurtulur.


2 Kasım 2009 Pazartesi

Akıl yada İman

"Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük." (Ataturk)

Araf(4)
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti. (Muhammed)

_______________________________________________________________


"Yurtta sulh, cihanda sulh." (Ataturk)


Enfal(65)
Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. (Muhammed)

Maide(5/33)
Allah ve peygamberiyle savasanlarin ve yeryuzunde bozgunculuga ugrasanlarin cezasi oldurulmek veya asilmak yahut capraz olarak el ve ayaklari kesilmek ya da yerlerinden surulmektir. Bu onlara dunyada bir rezilliktir. Onlara ahirette buyuk azab vardir.

Maide(5/35)
Ey Inananlar! Allah'tan sakinin, O'na ulasmaya yol arayin, yolunda cihad edin ki kurtulasiniz.

Tevbe(9/5)
Hurmetli aylar cikinca, puta tapanlari buldugunuz yerde oldurun; onlari yakalayip hapsedin; her gozetleme yerinde onlari bekleyin. Eger tevbe eder, namaz kilar ve zekat verirlerse yollarini serbest birakin. Dogrusu Allah bagislar ve merhamet eder.

Tevbe(9/29)
Kitap verilenlerden, Allah'a, ahiret gunune inanmayan, Allah'in ve peygamberinin haram kildigini haram saymayan, hak dinini din edinmeyenlerle, boyunlarini bukup kendi elleriyle cizye verene kadar savasin.

Tevbe(9/41)
Isteyen, istemeyen, hepiniz savasa cikin. Allah yolunda mallarinizla, canlarinizla cihat edin. Bilirseniz bu sizin cin hayirlidir.

Bakara(2/ 193)
Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) de yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur.



__________________________________________________________


"Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur." (Ataturk)


Bakara(272)
Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. (Muhammed)

______________________________________________________________


Mallarım milletimin ve partimindir. (ATATÜRK)

Enfâl (8/1)
"Sana savaş ganimetlerinden sorarlar; de ki: Ganimetler, Allah'ın ve Resulunundur..." (MUHAMMED)

______________________________________________________________


"Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir." (Ataturk)



Al-i İmran(32)
De ki: "Allah'a ve Peygamber'e itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez. (Muhammed)

Nahl (16)
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel nimetlerden gizlice ve açıkça sarfeden kimseyi misal gösterir: Hiç bunlar eşit olur mu? Övülmeğe layık olan Allah'tır, fakat çoğu bilmezler.

Ahzab Suresi (36)
"Allah ve Resulü, bir işe hükmettiği zaman, mümin bir kadın ve mümin bir erkek için, o işte, kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulü'ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır."

_______________________________________________________________


"Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!" (Ataturk)


Duha(8)
Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi? (Muhammed)

Nebe/78/31-4.
Dogrusu, Allah'a karsi gelmekten sakinanlara kurtulus, bahceler, baglar, Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar ve dolu kadehler vardir. Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükâfatıdır.


_______________________________________________________________


"Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir." (Ataturk)


Ahzab(46)
Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik. (Muhammed)

_______________________________________________________________


"Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar." (Ataturk)


Enfal(70)
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah kalplerinizde (iman, ihlas, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. (Muhammed)

_______________________________________________________________



"Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız." (Ataturk)

Muddesir18.
Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti. Kahrolası nasıl da ölçtü biçti! Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti! (Muhammed)

_______________________________________________________________


"Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir." (Ataturk)

Tevbe(29)
Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın. (Muhammed)

_______________________________________________________________


"Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır." (Ataturk)


Maide (110)
Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. (Muhammed)

_______________________________________________________________


"Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz." (Ataturk)

Tevbe(5)
Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. (Muhammed)

_______________________________________________________________


"Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz." (Ataturk)


Şura(51)
Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Muhammed)

_______________________________________________________________


"İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?" (Ataturk)

Bakara(282)
Güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. (Muhammed)


Ahzab (50)
Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helal kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz.

______________________________________________________________


"Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." (Ataturk)

Nisa (34)
İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Onları (hafifçe) dövün.Eğer itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür. (Muhammed)

Bakara (223)
Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah'tan korkun, biliniz ki siz O'na kavuşacaksınız. (Ya Muhammed!) müminleri müjdele! *


_______________________________________________________________


"Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir." (Ataturk)

Enfal(69)
Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yiyin . Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Muhammed)

_______________________________________________________________


"Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur." (Ataturk)

"Cehennemde en şiddetli azaba uğratılacak kişiler ressamlardır." (Muhammed)

_______________________________________________________________


"Bu yaban ellerde kanını döken kahraman askerler… şimdi siz barışsever bir ülkenin topraklarında yatıyorsunuz. Rahat uyuyunuz. Burada yanyana yatarken Johnnylerin ve Mehmetlerin hiç bir farkı yoktur. Ey çocuklarını uzak diyarlardan buralara gönderen anneler, gözyaşlarınızı silin. Oğullarınız bağrımızda yatıyor ve rahatlar emin olun. Hayatlarını bu ülkede kaybetmiş olmaları nedeniyle onlar en az sizin olduğu kadar bizim de çocuklarımızdır." Çanakkale savaşında ölen düşman askerler için....(Ataturk)

(Buhari, Muslim) "Allah'ın Resulünün beddua ederken isimlerini saydığı bu şahısları Bedir gününde öldürüldükten sonra alınıp Kalîb-i Bedir denilen kuyuya atıldıklarını gördüm."

Beni kureyza olayı konusunda Ayşe'nin anlattığına gore, esirlerin "kelle kesim" işi sabahtan akşama kadar sürdü, Muhammed'de bir yerde oturup infazı seyretti. Erkekler idam edilirken, kadın ve coçuklar da feryat figan edip elbiselerini, saçlarını yoluyorlardı. - Vakidi, Megazi, 2/512-517, Halebi, İnsanu'l Uyun, 2/340 -


http://rezilullah.ipbfree.com/index.php?act=idx

1 Kasım 2009 Pazar

Wafa Sultan'ın İslam Eleştirisi

WAFA SULTAN

Wafa Sultan, 1958 yılında Suriye’de Müslüman bir ailede doğmuş, halen ABD’de yerleşik ve El Cezire televizyonunda İslamcılığa karşı aldığı tavır ve geliştirdiği eleştirel düşünceyle tanınan bir kadın bilimci. Wafa Sultan, İslamcılığın dünya Müslümanlarını ilkel, gerici, baskıcı bir barbarlığa taşıdığını, insan haklarının çiğnendiği, kadınların hayvan muamelesi gördüğü toplumlar yarattığını öne sürüyor. Samuel Huntington’un ‘medeniyetler çatışması’ tezini tersten okuyan Sultan, söz konusu çatışmayı din eksenli kültürler arasında görüyor. Bütün dinlerin bağnazlıkta tavan yaptığı bir ‘Orta Çağ’ı olduğunu ve İslamiyet’in bugünkü sert (ve yanlış) yorumu İslamcılığın, Yahudiliğin 1000, Hristiyanlığın 700 yıl önce zirve yaptığı ilkel, gerici, baskıcı Orta Çağ’ına ne yazık ki yeni girdiğini varsayan biri olarak, Wafa Sultan’ın ‘Batı uygarlığı’ dediğimiz toplumsallığı biçimleyen öteki tek tanrılı iki dine fazlasıyla sübjektif bir kıyak geçtiğini düşünüyor.

Allah'ın savaş stratejisi

Allah savaş stratejisi olarak Muhammede,

"Ey. Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kafire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kafir olanlardan bin kişiye galip gelirler..." (Enfal Suresi, ayet 65).

Allah, düşündü taşındı ve karar değiştirdi.

"Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı 'yüz kişi bulunursa (onlardan) iki yüz kişiye galip gelir. Ve eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle (onlardan) iki bin kişiye galip gelir..." (Enfal Suresi, ayet 66).



Allah yahudilere de benzer ayetler göndermişti.

"Ve düşmanlarınızı kovalayacaksınız, ve önünüzde kılıçla düşe­cekler. Ve sizden beş kişi, yüz kişiyi kovalayacak, ve sizden yüz kişi on bin kişiyi kovalayacak, ve düşmanlarınız önünüzde kılıçla düşecekler. Ve yüzümü size çevireceğim ve sizi semereli edeceğim, ve sizi çoğaltacağım, ve sizinle ahdimi sabit kılacağım" (Tevrat, "Levililer", Bap 26: 79).

"Sizden bir kişi bin kişiyi kovalayacaktır; çünkü Allah'ınız Rab, size söylediği gibi, sizin için cenk eden odur" (Tevrat, "Yeşu", Bap 23: 10).



.